25 Ocak 2014 Cumartesi

Kedi tokalı kadın

Yağmur yağıyordu dışarda,  saçlarından aşağıya sırılsıklam olmuş bir kadın oturuyordu tek başına ada vapurunda .. Bu saatte ne de güzel oluyordu kış sabahları, soğuğu hissetmek, saçlarını yalayan rüzgarı , denizin kokusunu.. Yağmur yağıyordu sel gibi, deniz neredeyse görülmeyen ince bir su dumanı üstünde. Adaya adım attığında bu kış sabahında tabii ki onu kedilerden başka kimse karşılamadı. Kedilerle beraber yürüdü bir süre, ısınmak için açık olan kahveye girdi. Kimsecikler yoktu daha. Kadına baktı çaycı, sabahın bu saatinde ilkvapurla adaya gelen siyah saçlarından sular akan kedi tokalı kadına. Bir süre sonra kapı açıldı, içeriye yaşlı bir karı koca  girdi. Dumanı tüten birer kahve geldi önlerine, durup birbirlerinin gözlerinin içine sevgiyle baktı yaşlı çift ve birlikte aynı anda birer yudum aldılar kahvelerinden. Bu bir kutlama mı bilemedi tek başına oturan kadın. Kendi bir kutlamadan çıkıp gelmişti oysa .. çayın parasını ödedi ve dışarı çıkmadan durdu , yaşlı çifte bir kez daha baktı, kapıyı açtı ve sabah ayazına karıştı.
Yağmur durmuştu, deniz daha bir güzel göründü gözüne. İstanbul uzakta bir sis bulutu ardında. Sanki kendi kaçtıkları da bu sisin ardında kalmış gibi bir ferahlık hissetti ve başladı yürümeye, yürüdükçe çıkıp gittiği her ne ise arkada bırakma duygusu daha da kuvvetleniyordu. Bir yaz sabahı başlamıştı herşey, burada adada, beraber yürümüşlerdi, küçük bir tezgahtan almıştı adam kedili tokayı kadına. Şimdi bir soğuk kış sabahı bitmişti herşey, yine burada adada ama önce kadının kendi kalbinde. Adam çıkıp giderken kadının kalbinden kadın da çıkıp gidiyordu adamın hayatından.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder