29 Ocak 2014 Çarşamba

Bir çeşit av

Yine mi diye düşündüm, bu sefer doğru zaman değil, tam da tatil! Heryere bulaşmış .. Kafamdan geçenlere bakıyorum, yeter diyorum, yapabileceğim hiçbirşey kalmadı artık. Sarı renk her yerde, yoksa olamaz evet salon koltuğumda da ! Tuvalet kağıdı rulosu ve içinden taşan ortasına sıkıştırılmış sümüklü kağıt parçaları, sığmayanlar da etrafa saçılmış durumda. Başlıyorum evde sümük avına. Önce oturma odasındaki artıklar karşılıyor beni, sonra benim tuvaletteki çöp taşmış. Sümükşü kağıt toplama yarışı yapsak evde ne orijinal bir aktivite olur diye düşünüyorum. Olamaz ! Merdiven boşluğuna da atılmış, yok artık ! Ne zaman kesilecek bu? Acaba burnunu tıkasam mı oğlanın? Burun tıkacı, şarap tıpası gibi.. Suratlar çizerim tıpaların üzerine, gülen yüz, kızgın yüz! Reklamı da buldum : "Akan sümükleri durduruyoruz, resimli sümük tıpaları".. Vay be ! Dahiyane bir buluş bence ! İyi satar bence, eczanelerin vitrinini hayal ediyorum bir an .. O sırada derinden gelen bir hapşırık hayallerimden çekip çıkartıyor beni, koşarak bir kağıt yetiştiriyorum ...

25 Ocak 2014 Cumartesi

Kedi tokalı kadın

Yağmur yağıyordu dışarda,  saçlarından aşağıya sırılsıklam olmuş bir kadın oturuyordu tek başına ada vapurunda .. Bu saatte ne de güzel oluyordu kış sabahları, soğuğu hissetmek, saçlarını yalayan rüzgarı , denizin kokusunu.. Yağmur yağıyordu sel gibi, deniz neredeyse görülmeyen ince bir su dumanı üstünde. Adaya adım attığında bu kış sabahında tabii ki onu kedilerden başka kimse karşılamadı. Kedilerle beraber yürüdü bir süre, ısınmak için açık olan kahveye girdi. Kimsecikler yoktu daha. Kadına baktı çaycı, sabahın bu saatinde ilkvapurla adaya gelen siyah saçlarından sular akan kedi tokalı kadına. Bir süre sonra kapı açıldı, içeriye yaşlı bir karı koca  girdi. Dumanı tüten birer kahve geldi önlerine, durup birbirlerinin gözlerinin içine sevgiyle baktı yaşlı çift ve birlikte aynı anda birer yudum aldılar kahvelerinden. Bu bir kutlama mı bilemedi tek başına oturan kadın. Kendi bir kutlamadan çıkıp gelmişti oysa .. çayın parasını ödedi ve dışarı çıkmadan durdu , yaşlı çifte bir kez daha baktı, kapıyı açtı ve sabah ayazına karıştı.
Yağmur durmuştu, deniz daha bir güzel göründü gözüne. İstanbul uzakta bir sis bulutu ardında. Sanki kendi kaçtıkları da bu sisin ardında kalmış gibi bir ferahlık hissetti ve başladı yürümeye, yürüdükçe çıkıp gittiği her ne ise arkada bırakma duygusu daha da kuvvetleniyordu. Bir yaz sabahı başlamıştı herşey, burada adada, beraber yürümüşlerdi, küçük bir tezgahtan almıştı adam kedili tokayı kadına. Şimdi bir soğuk kış sabahı bitmişti herşey, yine burada adada ama önce kadının kendi kalbinde. Adam çıkıp giderken kadının kalbinden kadın da çıkıp gidiyordu adamın hayatından.

23 Ocak 2014 Perşembe

Uykuya teslim olmak

Ne güzel şeydir, uykuya teslim olmak, geldiği an kendini bırakabilmek. Hiçbir şey düşünmeden, yastığın yumuşaklığına, yorganın sıcaklığına gömülüvermek. Ya da bir şezlongda etrafındaki gürültüleri kendine ninni yapıp, suyun şıpırtısında kaybolup gitmek. Etrafta çocuk koşuşturmaları, fonda kadın dedikoduları varken kolunu koltuğun kenarına dayayıp kendine yastık yapıp gözlerini kapatmak ve derin rüyalara dalmak. Güzeldir, dinlendirir, yenilenirsin. Bu nedenle, İtiraz etmeyeceksin, gelince bırakacaksın kendini uykunun kollarına. Ne yemek düşüneceksin akşama, ne derslerini oğlanın, ne karnının gurultusunu, ne de yapamadıklarını,  bekleyenleri. Yumuşak bir kaydıraktan aşağı kayacaksın uykunun sıcaklığına. Teslimiyettir esasında burdaki gerçek. Çoğu zaman yapamadığımız, direndiğimiz teslimiyet.

22 Ocak 2014 Çarşamba

Yine yeni yeniden

Yazıya başlamak için güzel bir gün .. Sabah saatleri bana ait zamanlar . Büyük okulda , koca işte, küçük yatakta.. Fonda köpek havlamaları , kuşlar ve okul servisleri. Ipad benim, çayım var , daha ne isterim . Uzun zamandır tasarladığım onca şeyi yapamamanın getirdiği ağırlıktan artık kurtulmak zamanı diye düşünüyorum, bir tanesi de bu yazı blogumu güncellemekti. İşte oldu, bu kadar basitmiş. Babam başlamak işin yarısıdır der ve ben başladım bile. Birikmiş o kadar çok yazı var ki, hepsini zamanla paylaşacağım. Şimdi bana ait zamanların keyfini çıkartmak için ayrılıyorum :()