
Bir zamanlar ınternette annem yatağa giderken konulu bir yazı vardı bayaca eğlenmiştik, anneler neler yapar... son günlerde elimden düşürmediğim bir kitap var Ayşenur Yazıcı Sensin Mağara Adamı .. 2008 baskılı esasında ama ben yeni buldum ...süper tüm kadın ve erkeklere şiddetle tavsiye ederim .. hatta haftasonu arkadaş toplantım var oraya bir düzine alacağım ... aynı konuya benzer bir hikaye burda da var :
************
"Kendisinden çok dayanıklı bir karısına, "Bütün güne evde ne yapıyorsun ki yoruluyorsun ? " sözü gediğine koyduğunu sanan erkek kısmı bu öyküyü dinlesin:
Adamcağız evlidir, iki çocuğu vardır . Her sabah koşarak kahvaltı edip bir curcuna içerisinde işine gitmekten , akşam eve dönüp çocukların ve evin sorunları arasında yorulmaktan bıkmıştır . Bir gece yatağına yattığında dua eder : "Allah'ım ben günde 12 saat eşek gibi bir para kazanma savaşı içinde koşturup perişan eve dönüyorum , yaşam çok ağır . Erkek olmak çok zor ! Oysa karım ne güzel sabah istediği saate kadar uyuyor , bütün gün televizyon önünde kadın programları seyrediyor , komşuya gidip geziyor , alışveriş yapıyor . Akşama da iki kap yemek hazırlıyor . İşte bu ! Ne olur beni karımın yerime geçir . Karımı da artık evin erkeği yap . Azıcık rahat yüzü göreyim yarabbi " .
Dua kapıları açılır , artık adam bir kadındır .
Sabah altıda karısının dürtmesiyle uyanır :
- kalk saat kaç oldu , çocuklar okula geç kalacak , bana da kahvaltıyı hazırla çabuk !
Adamcağız yataktan fırlar , çayı koyar , masayı hazırlar . Çocukları tek tek giydirir , kahvaltı ettirir , okul servislerine yetiştirir . Karısını işe uğurlar . Sonra yatakları ve çocukların odalarını toplar , kirlileri makineye atar , kahvaltı masası bulaşığını halledip tuvaletleri temizler .
Evi bir su siler ve yığılmış ütülere başlar . Öğledensonra veli toplantısına koşarak yetişir . Okul çıkışı mutfak alışverişini yapıp eve koşar . Çocukları okuldan gelmelerine iki saat vardır . İkindi kahvaltısı için aceleyle fırına bir kek atar , makineden çamaşırları çıkartıp asar . Ayakları ağrıyordur , salona geçip oturur, televizyonu açar , akşam yemeği için fasulyeleri ayıklarken kocalarından şikayet eden kadınların dramını izler .
Pilav , cacık , fasulye hazırdır . Topuğu ırtılmış birkaç çorabı yamarken çocuklar okuldan gelir . İkindi kahvaltısını yapıp bilgisayar başına otururlar . Adam , karısı işten gelmeden çocukların ödevlerini yapmalarına yardımcı olur , aynanın karşısına geçip saçını başını ,bir toplar , yanağına biraz allık sürer.
Karısı burnundan soluyarak eve girer . İhaleler , çekler , personel sorunlarının üstüne bir de trafite sinirleri perişan olmuştur . Evrak çantasını fırlatır :
- Bir duş alıp çıkacağım . Masa hazır değil mi?
Adam masaya tabakları yerleştirirken çocuklar kavgaya tutuşur .
- Bakın anneniz işten sinirli geldi, daya yiyceksiniz , kesin kavgayı diye tehdit eder .
Yemekten sona çocukların veli toplantısı hakında bir sohbet ederiz diye düşünüyordur ama maç vardır , "Bana dokunma " der kadın . Adam çaresiz masayı toplar ,bulaşıkları yıkar , ertesi günkü yemek için kıymayı buzluktan çıkartır . Yatırıkacak faturları telefonun yanına toplar . Çocukların odasında dizi seyretmeye çalışır . Çocuklar ağlaşır :
- Ya , yarışmayı seyrediyoruz !
Gece olur , herkes yataklarına girer. Adam çocukların formalarını hazır eder, ocağı, gaz vanasını , elektrikleri kontrol eder, çöpleri kapıya çıkartır , kapıyı kilitleyip eşinin yanına yatmaya giderken bütün kemikleri ağrıyordur . Kadın olmak ne acayip birşeymiş diye kaderine yanmaktadır .
Sabaha karşı uyanır . Kadın horlayarak sağdan sola dönmektedir . Adam bin pişmandır . Ellerini açar ve yalvarır :
- Allah'ım ben bir hata ettim , karımın yerinde olmak daha kolay bir hayat sandım . Ne kadar yorucuymuş . Bittim , tükendim ...dayanamıyorum, ne olur beni affet , eski halime geri getir .
Derinden bir iç ses duyulur :
- Çok geç ! Dün gece hamile kaldın , dokuz ay bekleyeceksin !
***************
Kısa yazmak için atladığım yerler var ama tanıdığım tüm kadınlara sevgilerle !!!